Home » Uncategorized

Category Archives: Uncategorized

Yıldırım(Şimşek) İşareti

Yıldırım(Şimşek) İşareti, geçmişin kadim uygarlıklarının hazinelerini başkalarından korumak için bir kaç tuzak ve engel yapmıştır. Yabancıları ve define avcılarını uyarmak ve uzak tutmak için genellikle şimşek işareti defineye yakın bölgelerin girişlerine yapılmıştır.

  1. Aranan hazinenin, gümüşün veya depolanmış çok miktarda değerli varlığın olduğunu gösterir.
  2. Yol boyunca tuzaklar vardır.
  3. Bu sembollerden birini kaçırmanız tuzağa yakalanacağınız anlamına gelir.

Birçok defa ölümcül tuzak sembolü kayalar üzerinde verilmiştir. Hazine arayıcılarının hazineye ulaşmasını engellemek, onları uzaklaştırmak ve başka bir yere yönlendirmek için verilmiştir. Siz sürekli olarak dikkatli olacaksınız. Akabinde ne olacağını bilmediğiniz hiçbir şeye dokunmayacak ve yerini değiştirmeyeceksiniz.

Tuzakları hazırlayanlar elbette bir gün hazineyi aramaya gelen kişilerin dikkatsiz olabileceğini bilir. Tuzak işlerini bilen defineciler bu işareti görünce dikkatli davranarak tuzağı bertaraf eder. Tuzağı hazırlayan kişilerin planlarını bozar.

Tuzak: Tuzak bulunması durumunda ilk yapılması gereken şey tuzağın ne kadar büyük olduğunu incelemektir. İşaretleri arkadaşlarımızla incelemek tuzakların gizlendiği mağara girişine 35 m2 içerisinde bulunur. Bu tür tuzaklar genellikle tepelerin yamaçlarına gizlenmiştir. Düzenek yardımıyla hareket ettirilir.  Düzeneğin yardımıyla 5-10 ton ağırlığında büyük kayalar hareket eder. Bu tuzak kayaların tuzak olduğunun en önemli belirtisi; kayanın üzerinde ortadan ayrılmış veya kalbin ana gövdesinden ayrılmış tek parçalı kalp sembolü bulunmasıdır.

Yıldırım(Şimşek) İşareti’nde tuzak genellikle caydırıcı olur. Birçok kişi kalbin şeklinin üzerindekilere dikkat etmeden, altın olduğunu düşünür. Kayanın etrafını veya altını kazarsa bu da dengelenmiş kayanın harekete geçmesine ve üzerimize devrilmesine yol açabilir. Eğer kayanın hareket etmesi durumunda sizi öldürmese de korkutur. Orada yapacağınız araştırmalarınızı bırakmanıza neden olabilir.

Eğer bu kayalardan birine rastlarsanız altına, sağına, soluna bakarak vaktinizi boşa harcamayın. Kaya yerinden oynar ve yuvarlanmaya başlarsa kayanın altında sizden başka bir şey olmayacaktır.

Duvar üzerindeki yıldırım:  Bir tünel veya mağara girişinde bulunan ölüm tuzağı uyarısıdır. İşaret girişin üstünde asla olmaz. İşaret girişin 1, 1/2 veya 2 m. çevresinde genellikle oyularak, kazınarak ya da kesilerek yapılır. Bu tür girişler ya kapatılmış ya da kaplanmıştır. Bu giriş yerleri uygun olarak yapılmış kütük veya kayalarla kapatılmıştır.

Dikkat: Girişin en az 2 m2 çevresinde tuzak olup olmadığını araştırın. Olmadığından emin olduktan sonra yıldırım işaretinin gösterdiği yöndeki tuzağı bulun.

Girişte bulunan yıldırım işareti sola tarafa bakıyorsa tuzak sol tarafta yer alıyor demektir. Sadece gerçekten giriş yeri olmak şartıyla, tuzak olarak yapılmıştır. Diğer girişlerde ise tuzak işaretinin herhangi bir yönünde olabilir. Takip ettiğiniz işaretlerde bir hata ya da yanlış yapmışsınız demektir. Bu nedenden işaretlerin takibi çok önemlidir.

Eğer ana geçit uzun olursa, geçidin sağ tarafında durunuz.

Eğer geçit Y şeklini anımsatan şekilde yapılmış ise sağda tarafta kalın, diğer yolun girişinde bir kutu ve ya ilginizi çeken bir şey olsa bile şimdiye kadar ki tecrübelerden sağ taraftaki tünelin doğru yol olduğu görülmektedir. Orda bulunan kutu, vb. tuzaklanmış olabilir. Eğer sağ girişteki duvara 1 haç işareti kazınmışsa haçın yanındaki geçitten gitmek daha emniyetli olur.

Yıldırım(Şimşek) İşareti’nde gittiği yöne bakın.

  1. Yıldırım aşağıyı gösteriyorsa girişten sonra girişin tabanında bir tuzak vardır.
  2. Yıldırım ana girişe doğru bakıyorsa tuzak girişin kendi üzerinde yer almaktadır. Dikkatli olun girişi kırarken tuzağı harekete geçirirsiniz. Kırılan kapı kum birikintisini serbest bırakabilir veya üstünüzdeki kaya ya da kayalar üzerinize düşebilir. Tehlikeli olmadığı düşünülsede birçok define arayıcı bu tür tuzaklara yakalanmıştır. Buna benzer tuzaklar yüzünden ya da yaralanmış ya da hayatını kaybetmiştir.
  3. Eğer yön eğer yukarıyı işaret ediyorsa tuzak girişten hemen sonra yukarınızda olur.
  4. Ortasından ayrılmış ve bir kenarı kopmuş bir kalp görür iseniz bu konuda da dikkatli olmanızı öneririm. Bu tür sembollere ait olan tuzakların yeri belli değildir. Yani tuzak aşağıdan, sağdan, soldan, yukarıdan, direkt karşıdan gelebilir.

Define Nerelerde Aranmalı

Define nerenlerde aranmalı; defineciler ve defineciliği hobi olarak yapanlar için çok önemli bir konuyu burada açıklamaya çalışacağım. Ancak burada vereceğimiz bilgiler kesin %100 bilgiyi ifade etmez. Bununla beraber define gömülerinin nirengi noktalarıyla ilgili olarak hata payı az olan bazı bilgileri ve tecrübeleri aktarmış olacağız. Eski zamanlarda banka bulunmadığı için insanlar paralarını ve kıymetli eşyalarını kendi belirledikleri en gizli noktalara saklarlardı. Bu gizli noktalar arazide olabileceği gibi evlerde, kiliselerde ve çeşitli doğal yapılarda da olabilir. Bunların dışında insanların kendilerine has para gömdükleri yerlerde vardır. Benim burada anlatacağım; paraların ve değerli eşyaların nerelere konulabileceği bilgisini sizinle paylaşmaktır.

Gömüyü gömen kişi varlığını gömmeden önce kesinlikle gömeceği yeri iyi araştırır. Kendi yaşadığı bölgenin doğa şartlarını göz önünde bulundurarak en az 100 yıl değişmeden kalacak yerlere gömmeyi planlayarak en uygun ve akla en yatkın yeri bulmaya çalışacaktır. Ancak akla yatkın olması kendi açısından önemlidir. Bu nokta varlığını gömen insan başkası tarafından yeri kolay bulunamayan ve tahmin edilemeyen yerleri tercih eder.

Gömücünün seçtiği gömü alanını sık sık kontrol edebileceği bir yer olur. Eşkıya ve muharipler için böyle bir şey geçerli değildir. Özellikle evde ve bahçede gömü yapan insanlar oturup yattıkları odalarda ya da pencerelerden rahatça görebilecekleri yerleri seçerler.

Gömüyü yapan varlıklı kişi ya da kişiler gömüyü tekrar bulabilmek için gömün çevresinde kendilerine göre uygun bir ya da birden fazla yeri nirengi noktası olarak alırlar. Bu belirlenen nokta arazi ve orman gömüsü yapanlar tarafından çoğunlukla kullanılır.

Gömüyü gömen kişi gömünün çevresinde işaretler koyarak onların yardımıyla yerin bulunmasını sağlayacaktır. İşin aynı zamanda zor olan kısmıdır. Zira gömücün bıraktığı işaretin çözülebilmesi için bu işin bir kuralının bulunmadığı bilinmelidir. Sadece bunlarla bitmeyip bir de Grek, Roma, Frig, Bizans alfabe ve rakam sistemlerinin bilinmesi kaçınılmaz olmaktadır.

Gömü Mekânları: İşaretlerin kendisi kadar işaretlerin bırakılacağı yerlerde önemlidir. Gömücüler çok nadirde olsa hiçbir işaret bırakılmadan gömü yapabildiği bilinmektedir. Yaşadığımız yerlerdeki gömülerin nerelere saklandığı, yapılan gömülerde hangi noktaların daha çok nirengi olarak seçildiğini görmeye çalışalım. Şurası asla unutulmamalıdır ki gömü yapan insanlar kendilerine gömü yerlerini belirlerken asla değişmeyecek ya da yakın zamanlarda yerinden oynamayacak işaretler bırakırlar.

Bu yerleri kısaca inceleyelim

Araziler: Eski insanlar arazileri çok iyi değerlendirdi. Kendi yaşadıkları devirde yolları ve yolların geçiş yollarını göz önünde bulundurarak en az dikkat çekecek yerleri seçerler. Arazi gömülerinin büyük kısmında yerlerdeki sabit kaya parçalarına genellikle; ok, kama, cezve, nal, niş, sofra taşı, zincir, el ve ayak resmi ile hayvan işaretlerinin oyma, kabartma ya da çizgi olarak yapıldığı küçük taş parçalarıdır. Bu işaretler kayalıkların üzerinde değildir. Yerdeki, ortalama 1-1,5 küçük kaya ve taşlara yapılmıştır. Burada dikkat edilecek önemli nokta arazi işaretlerinin bir tane olmayacağıdır. Hatta Ermenilerin kendi kültürlerine özgü en az 2 ya da 3 işaret bırakarak define gömdükleri uzman defineciler tarafından biliniz. Bu işaretlerin bir tanesi yönü verirken, diğeri de mesafeyi bildirir. Bazen de tek işaret yönü ve mesafeyi vermektedir. Ok, yay, ayak… işaretler bunlardandır. Murçlu kayalar ise mesafeyi ve yönü sayarak bulması gerektiğini anlatıyor. Bu işaretlerin bir kısmı ters yönü anlatır. Ok işareti de bu motif işaretlerinden biridir. Diğer işaretlerden bazıları da bulunduğu taşın altını kazmayı anlatır. Cezve, değirmen taşı, musalla taşı, sofra taşı, yonca, yapraklı çiçek bunlardan bir kaçını ifade eder. Çizilmiş işaretin gösterdiği tarafa gidilerek ‘adım ya da metre hesabıyla’ gömüyü aramalıdır. Bunun sonucunda gömüyü gömenlerin mantığını ve kullandıkları uzunluk ölçülerini bilmeyi gerektirir. Ama genelde adım ya da metredir. Bunlar da bir kısım oklar, kasatura, baş halkalı zincir, ayak, el, tabanca ya da tüfek… işaretleri bunların bir kaçıdır.

Osmanlı döneminde tebası tarafından kullanılan arşın ölçülerinin bilinmesi gerekir. Osmanlı İmparatorluğundan önce yaşamış olan Roma ve Bizans gibi uygarlıklarından kalma işaretlerin ve sembollerin de bilinmesi gerekir. Malzemenin yerini bulmak için gerekli olacaktır. Arazi ve kayalık alanlarda bulunan bazı işaretlerin sadece müjdesi vardır. Asıl parayı bulmak da yine ikili-üçlü işaretlerin iyi tanınmasını gerektirir. Yer taşlarına yapılan işaretlerden biri de parçalı motiflerdir. Bunlar topal ayı, tek göz, eksik yapraklı çiçek, çolak papaz… gibi işaretlerdir. Bu işaretlerin kopuk ve eksik olan parçalar çevrede bulunuyor. İşaretin kopuk parçasının bulunduğu yerin altında değildir. Çevresinde aranacaktır. Yer taşlarına çizilen haç ya da ‘yemin etmeyi’ ifade eden istavrozlar mezara ya da tapınağa nişan olarak bırakılmıştır. Arazilerde bulunan tek ağaç ve ya ikili üçlü sıralı ya da geometrik şekilli olan ağaç grupları da önemlidir. Definecilerin sıkça karşılaştıkları çatal çamlar, eski ardıçlar, ahlat grupları aldatan yerler değildir.

Ormanlar: Gömülerin saklandığı yerlerden biride ormanlardır. Orman gömülerinde sık görülen ağaçlar yerine yol kenarlarında belirli genellikle uzun yaşaya bilen ağaçların çevresi tercih edilir. Ormanlarda yol ayrımları ya da bakıldığında köy veya ağılı gösteren noktalar önemlidir. Ormanın defineciler tarafından iyice bilinmesi çok önemlidir. Ormanın içinde gizlenmiş ya da yıkılmış kilise, kale, han ve tapınak yerleri ile mağaralar mevcuttur. Günümüzde bu yerlerin büyük kısmı yıkılmış ya da tahrip edilmiştir. Buraların eski şeklini göz önüne bulundurarak araştırma yapmak gerekir. Eskiden ormanlık olan bugünse çıplak arazi olan yerler, olabileceği gibi tam tersi de olabilir. Hıristiyanlık dininde inziva ve riyazet yerleri vardır. Dolayısıyla bazı kiliseler ile tapınaklar ormanın içinde yapılmıştır. Papaz ve rahipler buralara giderek ibadette yaparlar. Bazı manastırların gözlerden uzak ormanın içine yapıldığı birçok kişi tarafından bilinmektedir. Trabzon’daki Sümela Manastırı gibi

Kilise ve Tapınaklar: İnsanların inançları ve güvenlik olmaması nedeniyle gömücüler tercih ettikleri mekânlardan biriside kiliseler ve tapınaklardır. Kiliselerde bulunan papaz ve rahiplerin odaları asıl paranın saklandığı yerdir. Halktan ve idarecilerden topladıkları paraları, papazlar kiliselerde mihrap altında ya da kilise ile ev arasında gidiş-gelişlerde kullandıkları dehliz içinde özel yapılı ve güveli odalarında saklar. Kedilerinden sonra gelen insanlarda bu mekânları sıkça tercih ederler. Bunun dışında kullandıkları saklama noktaları ise kilise avlularıdır. Günümüzde ise bu tür gömüler artık çok nadir bulunmaktadır. Bunlar ya soyulmuşlar ya da avluları yok olduğu için bugün bulunamaz hale gelmişlerdir.

Dere ve Nehir Kenarları: Gömüyü gömdükten onlarca yıl sonra değişmeden kalan nadir yerlerden biride dere kenarlarıdır. Bu tür yerler define gömücüleri için vazgeçmez yerlerden biridir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus; derelerin yatak kenarları bu işlem için uygun değildir. Eski gömücüler sel ya da taşkın olduğunda gömü için felaket olacağını bildikleri için nehir kenarlarındaki sert kayalık alanları seçer ve gömüleri de metal ya da kalın pişmiş küpler içinde saklarlar. Nehirlerin, derelerin, akarsuların dönüş noktaları ve eski köprülerin yakınları araştırılmalıdır.

Köprü Ayakları: Köprüler çok uzun yıllar ayakta kaldığı için gömücüler tarafında tercih edilir. Köprülerin ayakları da gömü saklamak için kullanılan yerlerdendir. Özellikle kesme taştan yapılan köprülerin çoğunun ayak kısmını işaret eden bir takım motifler ya da figür bulunur. Bu işaretler birçok örneğini gördüğümüz gibi süsleme ve tezhip sanatı gibi görülür. Bu işaretler aslında bir takım saklanmış eşyayı ifade eder. Bu tür köprü ayaklarında genellikle görülen işaretler: haç, çiçek, çember, papatya ve güneş işaretleridir. Elbette istisnalarda vardır.

Pınar ve Çeşme Gözeleri: Arazide gömü yapanların en çok tercih ettikleri en ideal nirengi noktalarından biride çeşmelerin gözelerdir. Bunları bulmak çok zordur. İnsanı uğraştırır. Günümüzde çeşmelerin gözeneklerin pek çoğunun yeri kaybolmuştur. Pınar ve çeşmelerin kendileri de önemli noktalardır. Bu noktaların yukarı kısımları 7-11-40 adım gibi ölçülerle saklama noktası olarak kullanılmıştır. Bu noktalardan önemli bir nokta ise çeşme ve pınar gömülerinde 4 farklı yönden birisi baz alınır. İmkân varsa çeşme üzerine bu işlenir. Dikkatli bir defineci tahrip olmamış böyle bir çeşme kaidesinde bu işareti yakalayabilir. Define uzmanlarına göre çeşme gömüleri, suyun aktığı yönde değil; tam tersi istikamettedir.

Yol Ayrım Noktaları(Makas Yerler): Bazı gömücüler gömülerini sakladıktan sonra definenin yerini bulmak için çeşitli haritalar yapmışlardır. Bu haritalarda işaretleri incelerken ağzı açık makas ve bazen de kerpeten dört yol ağzını, kırık makas ise üç yol ağzını ifade eder. Bazen de kırk makas iki suyolunu birleştiği noktayı ifade eder. Bu tür yerler gömücüler tarafından çokça kullanılmıştır. Gömücülerin işaretleri: makas, kerpeten, çapraz kılıç, iğne-iplik gibi simgelerden oluşur.

Değirmen İçi ve Çevresi: Arkeologların yaptıkları araştırmalara göre insanoğlu buğdayı günümüzden 6-8 bin yıl önce de kullanmaktaydı. Buğdayın öğütülme yerleri genellikle değirmenlerdir. Değirmenlerin ilk ne zaman kullanıldığı hakkında bir bilgimiz bulunmamaktadır. Değirmenim ilk yapıldığı günden bu güne kadar insanoğlunun uğrak noktalarından birisi buralar olmuştur. Özellikle değirmenlere su taşıyan arkların kenarları, değirmene yükleme yapılan sırt cephesi, değirmen taşının döndüğü istikametin uzak noktaları saklama yerlerinden biridir. Definecilerin bilgisine göre değirmen sahibi, kendi emanetini değirmenin porto(çift) kapısının sağ kanadının arkasına koymuştur. Her gömücünün kendine göre bir gömü mantığı vardır.

Höyük ve Tümülüsler: Gömücülerin önemli gömü yerlerinden birisi de buralardır. Burada size Tümülüs ve höyüklerin içyapısını anlatmayacağım. Gömücüler için bu yerlerin dış ve yakın çevreleri çok önemlidir. Tarihin en büyük soyguncusu devletlerinden biri olan Bizanslılar, ekonomik zorluklar nedeniyle kendisinden öce yapılmış Tümülüsleri olduğu gibi kendi dönemlerinde yapılanları da soyup soğana çevirdiler. Böylelikle geç Bizans dönemine ait Tümülüslerde sadece ölünün cesedi konulur. Varlıkları ise bölgede yakınında bulunan başka bir saklama mekanına bırakıyordu. Aynı mantıkta hareketle geç dönem insanları definecilerini gömerken höyük ve Tümülüs ya da höyüğün yakın mesafede bulunan yerlere gömüyordu. Bu yerlerin asla değişmeyecek ve bozulmayacak sabit yerler olarak görüyorlardı.

Dağ ve Tepeler: Doğadaki küçük dağçıklar ve tepeler gömücüler açısından mihenk noktalarıdır. Bulduğumu bir harita ya da büyüklerimizden edindiğimiz bilgileri kullanarak tepe ve çevresinde yer alan çeşme, han, hamam, pınar, köprü, kilise, değirmen, yol ayrımı gibi nirengi noktalarını gözden kaçırmadan dikkatli bir inceleme yapılmalıdır.

Kayalıklarda Korugan Çakıl yerleri: Kayalık bölgelerde yaşamış gömücüler için ideal saklama yerleridir. Tarihi geçmişi bulunan kayalık bölgelerde yerde yatay olan taşlarla ilgili bilgileri yukarıda anlatılmıştır. Kayalık bölgelerde en çok rastlanan gömüler mihraplar, koltuk taşlarının önlerinde ya da altlarındadır. Bazı işaretlerde hayvan figürleri vardır. Kayalara yakın bölgede gömüyü gösteren harita vardır. Bu hayvan motiflerinin en çok bilinenleri ejderha, yılan, kurt, tavuk ve civcivler, kaplumbağa, fil gibi hayvanlardır. Bunların yanında eski yerleşim yerlerinin çevresine irili ufaklı mezarlar bulunmaktadır. Mezarlar ufak taşlar üst üste konularak yığınak halinde yapılmıştır. Bunun gibi bölgelerin en yakınındaki tepe noktasının en üst noktasından baktığımızda tepenin çevresinde taş yığınından yapılmış mezarın ve daha büyüğü yapılmış olan çakıl yığını tepeciklerle karşılaşırız. Bu taş yığınları eskiden o bölgenin ileri gelenlerini ya da rahip olarak bilinen önemli kişilerin mezarlarıdır. Bunlar korugan şekli olabilir ya da bu şekilde taş yığınlarıyla örtülü haldedir. Bazen de yakın bir tepe noktada ikinci bir mezarı aynı şekilde görebilirsiniz. Bu yerler özel yapılmış define yerleri olarak bilinmelidir. Bu tür yerlerde genellikle; küçük heykeller, çanak, çömlek ve şahsi eşyası gibi malzeme daha çoktur. Bu yerler zaten görünüşüyle zaten apaçık mezar olarak görülüyor.

Sahte Mezarlar: Gömüleri saklamada en çok kullanılan yöntemlerden biri de sahte mezarlardır. Ermenilerin ve eşkıyaların hazinelerini gizlemek için mezarlık ve türbelere eşyalarını sonra gelip almak üzere bu tür yerlere saklıyordu. Türk halkıda baba-dede kültürüne bağlılık yüksek olduğu için bunu da bilenler tarafından yararlanıyor. Bu tür mezarları kazarken dikkatli olmak lazım yanlışlıkla bir ermişin kabri telef ve tahrip olabilir. Bu tür sahte mezarlar genellikle uzun ve kıblesiz olmaktadır. Türbelerdeki uzun sandukalar orada bulunmamaktadır. Türbelerin yüceliğine istinaden uzun yapılmıştır. Bunlarla arazide ya da mezarlıklar da olan uzun mezarları birbirine karıştırmamak gerekir. Bir örnek verecek olursak; Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde yatan Seyit Battal Gazi Türbesi içindeki Seyit Battal Gazi yaklaşık 7 metredir.

Mağaralar: Mağaralar gömücülerin çok sık kullandığı yerlerden birisidir. İsli, Gazlı, Kemerli Mağara gibi isimlerle meşhur olan ve birçok kişi tarafından aranan mağaraların ne ifade ettiğini henüz bilmiyoruz. Mağaralar çok eski zamanlardan beri insanların saklanma, yaşam alanı ve bunun yanında ahır olarak hatta mezarları oralar kullanılmıştır. Hiçbir zaman define gömme yeri olarak kullanılmamıştır. Mağaralarda kesinlikle para yoktur demiyoruz ama gazlı, isli mağara diye adlandırılan mağaralar özel define yerleridir de diyemeyiz. Bunun bilinmesinde gerekir. Mağaraların korunaklı kaya ağızlı(Kapı girişinin büyük bir kaya parçasıyla örülmesi) olan yerler 100 lerce yıl insanlar tarafından sığınak olarak kullanılmalarına karşın bunlar resimli mağaralar değildir. Resimli mağaralar ise yılın belli günlerinde gelinip topluca ayinlerin gerçekleştiği kutsal yerlerdir. Bu kutsal yerler yalnızca rahiplerin gözetiminde bulunuyor. Topluluk da ayinlere katılmak için buralara geliyordu.

Başka bir yoruma göre: Gömünün nerede bulunduğunun en büyük belirtisi ise su kaynaklarıdır. Yani gömüler suyun bulunduğu yerlerde aranmalıdır.

Define(gömü) ve ya arkeolojik yüzey araştırması yaparken su kaynakları göz önüne alınarak araştırma yapılmalıdır. Su varsa su olan yerde hayat, hayat olan yerde medeniyet var demektir. Medeniyet olan yerde ise kalıntılar vardır. Kalıntılarda ise eski zamanlarda o bölgede yaşayan insanlar hakkında bilgi vermektedir. Defineciler için önemli olan, şahsi eşyaları ve kullandıkları kap-kaçak…

Yılan İşareti

Yılan İşareti: Bu işaret kabartmaysa Roma dönemine aittir. Eğer ağzı açık ve dili dışarda ise bir tehlikenin var olduğunu anlatır. Büyük olasılıkla gömüsünün üzerine zehir dökülmüştür. Yani çıplak elle hazineye dokunmayın.

Kabartma yılan işareti mezar taşı gibi bir taşta değilse hazinedir. Ancak kabartma yılan işaretlerinde kafa ölçümü yapılır. Açık yılanın varlığı makine ile bulunmaz özel hesaplama yöntemiyle bulunur. İşaretin gördüğünüzde yılan tırmanıyorsa boy ölçüsü almanız gerekir. Gitmekte olduğu istikamet emanetin bulunduğu yeri gösterir. Diğer yılan işaretleri kayada ya da toprakta olabilir. Bu işaret ise sadece kaya içinde ya da mağaraya konulan gömüleri anlatmaktadır. Yılan işaretlerinde tam yer belirlemesi yapılamaz. Bunun sebebi ise yılan işaretlerinin çok geniş bir ifade yelpazesi vardır ki ezbere yapılacak her anlatım okuyucuyu yanıltır. Şöyle anlatayım; yılan korkunca sürünerek kaçan bir hayvandır. Ayrıca yılan yuvası daima yuvarlak bir deliktir. Yılanın ağzı açıksa yılan işareti emanetini arkasında aramız gerekir. Eğer kapalıysa ön istikametinde bir delik mutlaka bulunur.

Çöreklenmiş Yılan İşareti: Yılanın başı dışarıdaysa iç sarımı baktığı yer önemlidir. Ancak mıntıkanın ayrı bir yerindedir. Çörek yılanın malı kaya kütlesi altında olur.

Çöreklenmiş Başı İçinde Olan Yılan İşareti: Emaneti içinde ya da yanındadır. Kuyruk kısmı önem arz eder. Mutlak bir yön verilmiştir. Baş kısmından yön bulabiliriz.

Birbirine Sarılıp Birbirine Bakan Yılan İşareti: Bu iki yılanın arasında bir istavroz veya başka işaret vardır. En detaylı gömülen paralardır. Gerçekten zordur kesinlikle malı yanında değildir. Çevresinde bir yerdedir. Takiple hazinenin en son işareti çevrede araştırılır…

Direğe Sarılı Yılan İşareti: Buda son işaretini arayan bir nişandır. Sarkan kuyruk yönü önemlidir. Ölçülecek son noktayı tespit edilerek emanet orada aranacaktır. Yani aranacak uzaklık 26-27 metre civarlarındadır

Bir Diğer yoruma göre:

Yılan figürünü birçok medeniyette kullanmış ve kullanılmaya devam etmektedir. Bu işaret esas olarak Urartulara aittir. Sonradan İskender, Roma ve Bizans hatta son dönemde de Ermeniler tarafından da kullanılmıştır. Oyma yılan Bizans ve Ermeni dönemlerinde daha yaygın olarak kullanılmıştır. Fakat sonuç itibariyle hiç bir fark yoktur. Yılan işaretinin bulunduğu yerde kurumuş ya da akan dere aranır. Bazen de patika yolları gösterir. Yılanlar genellikle mezar bekçisi olarak figür edilmiştir. Yani biz 1 yılan gördüğümüzde tamam bunun malı 1 küp ya da 1 teneke diye bir şey düşünmeyin, bu işaret mezardır. Artık mezardan bahtınıza ne çıkarsa, mezar dışında da kayalara para koyarlar. Zaten yılan işaretlerine baktığınızda birçok işaretin yanında ikinci küçük bir işarette olur. Eğer işaretteki yılanın ağızı kapalıysa mezar topraktadır. Eğer ağızı açıksa kaya mezarıdır. Çatal dil varsa o zaman; kapalı ya da zamanla açılmış bir mağarayı gösterir. Hatta bazı yılanlar tümülüsleri göstermektedir.

Yılan İşareti
Kayada oyma yılan, işareti yardımcı işaret olarka fare ve haç işareti.
Yılan İşareti
Kayada kabartma yılan işareti yılanın baktığı yön önemli.
Yılan İşareti
Kayada bir birine dolanmış 2 yılan ve orta da 1 tane haç işareti var.
Yılan İşareti
Kayada oyma yılan işareti. Yılananın sürünerek gittiği yön önemli.

Tavuk ve Civciv İşareti

Tavuk ve Civciv İşareti; definecilikle uğraşan herkesin duyduğu işarettir. Bu işareti görmek çok az kişiye nasip olmuştur. Definecilikte çok nadir görülen işaretlerden biridir. Bulunan bazı tavuk ve civciv işaretleri ise kırılmıştır. Bu işareti bulan kişiler başkası da görmesin ya da bulmasın diye kırmayı uygun görmüştür. Parasını da daha alamaz. Tavuk ve civciv işaretleri Ermenilere ait işaretlerdendir. Bu işaretler çok değerlidir. İşçiliği ağır değildir. İşaretin çözümde yine işaretin kendisinde saklıdır. Paraları genelde bölünmüş olur. Buda yine işarette kendini belli eder.

Ana malı almak biraz çaba ve gayret ister. Parça paraların tespitinde civcivlerin ve tavuğun pozisyonu belirleyicidir. Genellikle tavuğun yanındaki civciv sayıları ve pozisyonları işaretten işarete değişir. Bu işaretler genelde kayalarda bulunur. Ermenilerin yaşadığı yerlerin çevresinde karşılaşılır.

Tavuk ve Civciv İşaretinin Çözümü

İlk olarak yapmanız gereken işaretten emin olmaktır. Kuşlar ile karıştırılmamalı tavuk civciv işareti çözümleri çok farklıdır. Piyasada bolca sahte tavuk civciv işareti var. Onlara da sakın ola aldanmayın.

Tavuk Başı: Tavuk başını yerde ya da bir kayada görürseniz mahzen işareti olduğu anlamına gelir. Yerde göreceğiniz tavuk ise hemen o bölgede boşluk tespitinde bulunun o noktada bir yerde girişi de vardır. Bazen tavuk başının bulunduğu kaya giriş olabiliyor. Kaya giriş değilse de toprak altında kapatılmış olabilir.  Kayada tavuk başına rastlarsanız yakında ufak bir mağara vardır. Kapalı mağara da olabilir ya da işaretin olduğu kaya giriştir. Bunlara dikkat etmelisiniz.

Tek Tavuk: Tavuk tek başına ise pozisyonu çözüm için önemlidir. Yere eğilmiş yemleniyor biçimde ise tavuğun yönü istikametinde 6 metre civarında parası vardır. Ayakta ve bir noktaya bakıyorsa baktığı yer muhtemel kayadır parası da o kayanın içerisindedir. Tek ayağını kaldırmış durumda ise orada bir mahzen var demektir. Bunu da boşluk tespiti ile belirlenmesi gerekmektedir.

Tek Civciv: Tek civciv tavuğun sağ kanadı altında ise; kayanın işaretin olduğu yüzüne bakılmaz. Diğer(arka)yüzünde yine kayanın dibinde ya da altında bir mezar bulunmaktadır. Bunun müjdesi olmaz. Yalnızca mezara bakılmalıdır.

Tavuk ve Civcivler: Defineciler tarafından en çok karşılaşılan işarettir. İşaret nadir bulunan işaretler arasında en çok karşılaşılan işarettir. Burada 3 civciv 5 civciv diye anlatmayacağım amaç size her konumda olduğu gibi çözüm mantığını anlatacağım. En başta da dediğim gibi Ermeni işaretlerinden olduğu için biraz şifrelidir. Parası parçalı olduğundan anaparayı bulamasanız da parçalarından payınızı alabilirsiniz. Civciv sayısı sonuca ulaşmak için önemlidir. Biz pozisyonlarından bahsedelim. Kimi zaman civcivlerden biri tavuğun üstünde olur ve bir yerlere bakar bu durumda baktığı yerde bir miktar emaneti vardır. Bazen de arkadaki civciv bir noktaya bakar yine baktığı yerde bir miktar parası vardır. Genelde baktıkları yer kayadır ve parayı kayaya saklanmıştır. Tespitte bulunup parasını almalısınız kimi zaman ise hem tavuğun üstündeki civciv hem de civcivlerin içinden biri ya da bir kaçı farklı noktalara bakarlar bu durumda ise bakan civcivler sayısı kadar parçalı para var demektir. Baktıkları doğrultuda tespitlerini yapmanız gerekir. Şimdi gelelim anaparanın tespitine şunu iyi bilmek gerek ana malı da parça malları da 500 metre içerisindedir. Asla geçmez ve ana mal çözümünde başta da dediğimiz gibi civciv sayısı önemlidir. Bu civciv sayıları sitemizde vermiş olduğumuz sayısal değerlere eş değer karşılaştırmalar yapılarak çözüme ulaştırılmalıdır. Ermeniler rasgele iş yapmazlar, hesaplıdır. Hepsi bunların haricinde bazen civcivlerin baktığı yerde kaya içerisinde gizlenmiş harita çıkar. Bu durumda işiniz hem kolay hem de zordur.

Unutmayalım ki Detektör Ve Diğer Arama Cihazları Yardımcı Ekipmanlardır. Bunlarında Kullanılması Sonuca Daha Yakınlaştırır.

Kayada tavuk ve civciv işareti
Kayda bulunan 1 tavuk ve 7 civciv işareti.
Kayada tavuk ve civciv işareti
Kayada bulunan 1 tavuk 7 civciv. civcivin biri tavuğun üstünde
Kayada tavuk ve civciv işareti
Kayada bulunan kabartma 1 tavuk ve 7 civciv
Kayada Tavuk ve Civciv İşareti
Kayada bulunan kırmızı renkteki tavuk işareti.

Koltuk Taşı İşareti

Koltuk taşı işareti önemli bir define işaretidir. Ülkemizde defineciler tarafından çokça karşılaşılan işaretlerden biridir. Yalnız çoğu defineci koltuk taşı ile oturak taşını karıştırır. Unutmayalım ki ikisi bir değildir. Koltuk taşının ayırt edici farkı ise kol yaslama yeri vardır. Kral tahtlarının benzeri gibidir. Oturak taşın kol koyma yerleri ayırt edici farktır. Koltuk taşının birçok çözüm yolu vardır. Koltuk taşının işçilik kalitesi gömünün de değerini gösterir. Koltuk işareti yüksek bir makam ve statüsü olan kişiler için yapılan bir işarettir.

Koltuk Taşı İşaretinin Çözümü: İlk önce koltuk taşını dikkatlice inceleyin herhangi bir işaret iz var mı bakın. Bazen bazı semboller ya da yardımcı işaret işlenmiş olabilir. Koltuk taşının bulunduğu kayaya şimdi ilk önce koltuk taşının kol koyma yerlerini detektör yardımı ile yoklanmalıdır.

İlk önce koltuğa oturun güzelce yaslanın ve kol koyma yerlerine de kolunuzu koyun ve bakın bakalım karşınızda göz hizanız boyunca dikkat çekici ne var. Bazen bir toprak tümsek bazen bir taş yığma ya da büyük ana kaya ya da kayalık alan görebilirsiniz. Bu durumda mezar ve parası gördüğünüz yerdedir. O noktaya gidip incelemeye devam edin. Mezara ve parasına bir gidiş yolu bulun. Bazı koltuklarda sol kol koyacağı vardır. Sağ kol koyacağı yoktur. Bu durumda koltuğa oturun kolunuzu sol tarafa güzelce koyup o yöne doğru meyilli şekilde yaslanın ve sağ tarafınızda ne var gözlemleyin yani koltuk kol koyma yeri olmayan tarafı güzelce inceleyin genelde bir kaya vardır. Parası ordadır.

Bu koltuğun eğer ki koltuğun sağ tarafında kol yaslama yeri olup sol tarafında yoksa bu sefer aynı işlemi sol tarafa bakarak yapacaksınız. Burada önemli olan şudur! Oturmaya ne gerek var sağa sola bakarım yine göreceğimi görürüm diye düşünmeyin özellikle tümsekli alanları oturmadan seçemezsiniz. Bu ayrıntılara dikkat edin ormanlık alanlarda bulduklarınıza özellikle çok dikkat edin parası çok uzağa atmaz. Bazı koltuk taşları var ki bir tepeden diğer tepeyi gösterir. Uzak mesafeler çok sıkıntı yaratıyor çözümü zorlaştırıyor.

Koltuk Taşı
Kayadan çok güzel yapılmış koltuk işareti.
Koltuk Taşı
Kayadan yapılmış koltuk işareti.
Koltuk Taşı
Kayadan yapılmış koltuk işareti.
Koltuk Taşı
Kayadan yapılmış koltuk işareti.

Yuvarlak Oymalar

Yuvarlak Oymalar; suni çukurları yani yuvarlak oymalar mezarları temsil etmektedir. Mezarları çok fazla uzakta olmaz. Definecilikte çokça karşılaşılan define işaretlerindendir. Yön ve mesafe tespiti için yardımcı işaretlerden faydalanmak gerekir. Bu işaretlerde %90’lık bölümünde mezarı 20 metreyi geçmemiştir.

Yuvarlak Oymalar; her oymanın 1 mezarı vardır. Mezar oymanın 5 metre çevresinde araştırılmalıdır. Genel olarak boş çıkar. Eğer bir büyük oyma var ve etrafında da küçük oymalar varsa büyük oyma ile küçük oyma arası ölçülmelidir. Her ölçülen santimetre 1 metre = 1 adım var sayılarak küçük oyma istikametine gidilir. Aranılan mezar ordadır. Küçük ve derin olmayan oymalar mezar büyük oymalarsa mahzen işareti olur. Mesela bu konudaki oyma küçük ama derin bu burada mezar odası olduğu anlamındadır. Bu şekilde biraz daha derin olursa anlamı biraz daha değişebilir. Mesela kuyu oymadaki derinlik hedefin derinliğini de verir.

Küçük Oymalar: Küçük oymalar tek başlarına ise tek mezar anlamını gelir. Bu oyukların yakınlarında aynı kaya üzerinde yardımcı işaret olarak bir ok ya da bir çizgi olması durumunda sizin arayacağınız mezarın yönünü bulmanıza yardımcı olacaktır. Hele yakınlarında bir haç ya da “x” varsa kesin mezardır.

Büyük Oymalar: Büyük oymalar genelde 1-3-5 gibi tek sayılarla anlatılır. Bunlar çevrede kuyu olduğu anlamına gelir. Bunlar mezar işareti olarak ta yorumlanır.

Karışık Oyuklar: Hem küçük hem de büyük oyukların birlikte olduğu kayalıkları anlatmaktadır. Aile mezarlığı ya da genel mezarlık alanı olarak anlatılmaktadır.

Zemine Dik Oymalar: Zemine dik yani duvar tabirine yakın kayalıklardaki zemine düz değil de sanki bir ufak göz gibi duran oymalar mağara işaretidir. Bu işaretlerde oymaya 1-2 metre sağ veya sol tarafında kapalı duran gerçek mağara vardır.

Kare Oymalar: Zemine düz yani paralel durumda ise mahzen işaretini verir. Çok uzakta olmayan bu mahzenleri boşluk tespitiyle bulabilirsiniz.

Zemine Dik Kare Oymalar: Duvar tabir ettiğimiz kayalarda ki kare oymalar kral mezarı gibi anıt mezarları verirler.

Yuvarlak oymalar
Dağda kayanın üstünde dikdörtgen oyma mezar. Yantarafında oyma çukurlar.
Yuvarlak oymalar
Yerde kaya oyma çukur.
Yuvarlak oymalar
Kayada oyma yuvarlak çukur.
Yuvarlak oymalar
Kayada oyma birçok çukur işareti.

Halka İşareti

Halka İşareti; eğer arazide 1 tane halka bulursanız gömünün arazide toprak altına saklanıldığını anlatır. İşareti göz önünde bulundurarak düzlük alanda araştırma yapmalıdır. Eğer birden fazla halka varsa ve halkalar birbirine geçmişse, tehlike anlamını taşır.  Varlığı 1 km alana kadar olan yığmaları anlatmaktadır. Toprağın altında gizlenmiş halka sayısı kadar oda veya mahzen vardır. Birbirine geçmiş halkalar, odalarında birbirine bağlı olduğunu anlatır. Duvarlarda veya bir taş üstüne çizilen halka işaretleri burada tuzakların var olduğunu anlatır. Halka işareti 1 tane çizilmişte olabilir. Birkaç tane halkada olabilir. Tuzakların biri bertaraf edilirken diğer tuzakların çalışabileceğini unutmamak gerekir. Halkanın anlamını ve ne kadar önemli olduğunu o yerin önemi ile açıklamalısınız.

Diğer bir yorum: Bir veya birden fazla olabilir. Her bir halka tuzağa işaretidir. Ayrı halkalar, sırayla; ayrı tuzakların habercisidir. Halkalar ölçülerek uzaklıkları bulunur. Kapalı yuvarlaklar: (0) çoğunlukla ’10’ u simgeler halkalar iççice geçmiş ise sayısı kadar tuzak var demektir. Tuzağın birisi etkisiz hale getirilirken derhal diğerleri çalışmaya baslar. Burada önemli olan tek veya yan yana olan halkalardan yanılmamaktadır. Yunan, Roma ve Ermeni alfabelerinde ‘9-10-70’ gibi sayıların her birini ifade ediyor. İçerideki sayı hangi dönemde yaşadıklarını bildirmektedir.

Daire işareti Halka işareti ya da daire işareti büyük ebattadır. Genel olarak son nokta işaretidir. Giriş altında ya da yan tarafındadır bununla birlikte kapatılmış kuyuların üzerinde de olabilir yine son noktadır. Define işaretleri arasında çözümü en kolayıdır diyebiliriz.

Halka İşareti
Kayada oyma halka işareti.
Halka İşareti
Kayada oyma halka işareti. Yanında yardımcı haç işareti.
Halka İşareti
Kayada oyma halka işareti.
Halka İşareti
Kayada oyma halka işareti. Düzlük bir alanda yapılmış.

Çatallı Haç İşareti

Çatallı Haç İşareti; define işaretleri arasında en çok karşılaşılan haç işaretidir. Bu işaret birçok şeyi temsil edebilir. Mezar, kilise, mezarlık alan, kutsal yerler, gömü gibi gömü için olanların boyutları küçüktür. Genellikle 7-10 cm aralığı ya da daha ufaktır. Çözümü için uzun kenar varsa o yönde ilerlenmeli, çatallı haç ise uzun kenarın V yönü ağzı açık tarafında ilerlenmelidir. Çoklu haçlar mezarlık alanı ya da toplu mezarı betimler. Aile putları en fazla girişe 10 metreyi geçmezler.

Çatallı Haç işareti
Kayada bulunan çatallı haç işareti 8 kollu
Çatallı Haç işareti
Duvarda bulunan 2 tane çatallı haç işareti
Çatallı Haç işareti
Kayada bulunan çatallı haç işareti.
Çatallı Haç işareti
Kayada bulunan daire içindeki çatallı haç işareti.

Tabanca İşareti

Tabanca işareti, 500 yıllık define işaretlerinden biridir. Tabancanın namlusu hazinenin olduğu yönü gösterir. Bu mesafe en fazla 30 metre ileride olur. Bu 1-30 metre mesafe içinde yer alan alanda doğal yapıya aykırı nesneler aranmalıdır.

Patlamamış tabanca: Osmanlı imparatorluğu döneminde eşkıyalar tarafından gömülmüştür. Ortalama olarak namlu istikametinde, işaretten 2627 metre uzaklıkta olur. Patlamış tabanca ise 44-45 adım mesafede olur.

Tabanca patlamış halde: Namlu yönünde araştırma yapılmalıdır. Eğer tabanca patlamış halde yapılmışsa gömü daha uzak mesafede, tabanca resmi patlamamışsa gömü daha yakın mesafelerdedir.

Eğer tabancadan mermiler çıkmışsa: Bu resimde tabanca resmedilmişse mermi âdeti ve mermiler arası mesafe çok önemlidir. Özellikler son çıkmış mermi çok önemli olmakla birlikte eşkıya işareti olma ve definenin birkaç parça halinde gömülmüş olma ihtimali vardır.

Tabanca çevresinde haç veya çarpı işareti varsa gömü 4 m2 çevresindedir. Cihazınız varsa hazineyi çok kolay tespit edebilirsiniz.

Tüfek: en uzun ölçüm tüfektir. Tüfek patlatılmışsa 60-70 metreyi noktalar.

Tabanca İşareti
Kayada oyma yapılmış tabanca işareti. Tabancanın baktığı yön önemli.
Tabanca İşareti
Kayada oyma yapılmış tabanca işareti. Tabancanın baktığı yön önemli.
Tabanca İşareti
Kayada oyma yapılmış tabanca işareti. Tabancanın baktığı yön önemli.

Kuyu-Sarnıç İşareti

Kuyu-Sarnıç İşareti; geçmiş medeniyetler tarafından kullanılmıştır. Özellikle eşkıyalar tarafından kuyuların tepe noktalarından bir giriş yapılarak alelacele olarak hazine saklanmıştır. Bu nedenden dolayı çevrede rastlanılan kuyuların duvarlarını dikkatlice kontrol etmekte fayda vardır.

Güneydoğu Anadolu’da sarnıç olarak isimlendirilen kuyu benzeri bir yapıdır. Bu kuyunun ağzı dardır. İçe doğru genişler. Genellikle derinliği 35 metre arasında değişiyor. Bu kuyular Şanlıurfa ve çevresinde her köyde çokça görülür. Bu kuyular su amaçlı kullanılır. Bu su kuyularının benzerleri Urartular zamanında mezar olarak kullanılmaktaydı. Kuyuların ortasında 1 kapakla 2’nci bir sarnıç tespit edilmiştir. Kuyuların içinde iç duvarlarda pencere şeklinde kare oyuklar vardır.

Sarnıçlar su depolamak için yapılan yapılardır, bunlar eski Ermeni ve Yunan evlerinin bodrum katlarında olduğu gibi açık alanda da çokça bulunur. Sarnıçların en yaygın kullanıldığı dönemse Bizans dönemidir. Eski evlerde kilise ve kuyu gibi yapıların muhtelif bölgelerinde define saklanıyorsa sarnıçlarında yapı taşları arasına define saklanmaktadır. Özellikle bakım yapmak için girişi olan sarnıçlara ait defineler sarnıcın orta bölümünde bulunan kolonun alt tarafında olur. Sarnıçta su var ise muhtemelen define suyun içinde kalır. Bu kolonun üzerinde bulunan işaret çarpı işareti yapıyorsa güney tarafta kalan kolona bakılır. Ayrıca sarnıç olan yerde kilise ve eski mezarlık varsa oralara da bakın.

İçeri girdiğinizde duvarları inceleyin kesme taş kendini gösterir. Bu taşa vurun boşluk sesi veriyorsa bir miktar para bu taştan arkasında vardır.

Aynı bölge içinde 3 tane sarnıç varsa doğu taraftakine gidin yani doğudakine sarnıcın 9 metre çevresini iyice inceleyin. Bir küp para bura bulunmaktadır. Defineciler buna 3 sarnıç işareti de der.

Sarnıç olan yerde dere varsa hazine farklı yerde olur. Bu dere ileride ikiye ayrılmaktadır. Derenin ayrışma noktasında tam göbekte kalan yer çok önemlidir. Bura da kesme bir kaya vardır. Bu kaya çok büyüktür. Bu kayanın biraz altına bakarsanız kayanın 2 kattan oluştuğunu anlarsınız.  Bu kayanın için yüklü miktarda altın vardır.

Her sarnıçta kitabe bulunaktadır. Kitabe sarnıcın yapım tarihini vermektedir. Bu kitabe orijinaliyle değiştirilip üzerinde çeşitli eklemeler yapılmışsa bu hazinenin habercisidir. Orijinal kitabeyi yok sayarak sonradan eklenenleri dikkate alıp çözüm süreci başlatılmalıdır.  Bu sarnıçlar genelde gövde kısmı dikdörtgen ya da geniş hazneli sarnıçlardır.

Kuyu-Sarnıç İşareti
Kuyunun içinde bulunan küçük kuyuyu inceleyen 2 insan
Kuyu-Sarnıç İşareti
Kayadaki kuyunun girişi, yan tarafında ağızı kapalı gizli kuyu girişi var.
Kuyu-Sarnıç İşareti
Kayada bulunan kuyu içi görülmüyor.
Kuyu-Sarnıç İşareti
Ormanlık alanda bulunan kuyunun girişi.